『Zihin Karmaşası | Söyleyecek Bir Şeyim Var』のカバーアート

Zihin Karmaşası | Söyleyecek Bir Şeyim Var

Zihin Karmaşası | Söyleyecek Bir Şeyim Var

著者: Hakan Tanar
無料で聴く

【Amazonプライム会員限定】今ならプレミアムプランが4か月 月額99円。

10月19日まで。※適用条件あり
Her şeyin dönüştüğü bir dünyada konuşmamız gereken şeyler var.Copyright 2024 All rights reserved. 社会科学
エピソード
  • Oblomovculuk Tembellik mi, Düzene Sessiz Bir Protesto mu? | Durmanın ve Eylemsizliğin Felsefesi
    2026/09/20

    Oblomov tembel mi, yoksa düzene sessiz bir protestocu mu?

    Bu bölümde İvan Gonçarov'un Oblomov'u üzerinden hareketsizliğin felsefesini, performans çağını ve anlam arayışını konuşuyoruz.

    Oblomov, sadece bir tembellik hikâyesi değil; hepimizin içinde olduğu koşuşturmacaya sessiz bir protesto. 19. yüzyılda yazılan roman, bugüne ayna tutuyor.

    Bu bölümde Oblomov'un neden eyleme geçemediğini, Ştoltz'un verimlilik dünyasını, Olga'nın potansiyele aşık olmasını ve Agafya'nın sessiz çekimini ele alıyoruz. Ayrıca Z kuşağı, sessiz istifa, ebeveynlik ve yapay zekâ çağında klasiklerin değeri gibi güncel konulara da değiniyoruz.

    Bugün hepimiz biraz Oblomov'a benziyoruz. Çünkü anlam arıyoruz ama sonunda yalnızlığı buluyoruz.

    Peki sizce Oblomov tembel mi, yoksa sisteme sessiz bir protestocu mu? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşın.

    Podcasti daha detaylı olarak Monolog'da okuyabilir, YouTube kanalımda altyazılı izleyebilirsiniz.

    続きを読む 一部表示
    13 分
  • Monolog Perde Arkası | Yazılmayan Paragraflar: İnsanın Merkezden Çıkışı
    2026/09/10

    Ağustos'ta yazdığım konular, Temmuz'da yaşanan olayların devamı niteliğindeydi.

    Ağustos, yapay zekâ ajanlarının test ortamından kaçtığı, birbirleriyle iletişim kurduğu ve yüzlerce ajanın Hugging Face saldırısına katıldığı olayın gölgesinde geçti.

    METR ve Redwood Research’ün incelemesine göre yaklaşık 1.200 ajan izole edilmeleri gereken ortamın dışına çıktı, ortak bir iletişim kanalı oluşturdu. Yaklaşık 700’ü de saldırıya katıldı.

    İlk bakışta bu bir güvenlik ve kontrol problemi gibi göründü. Ancak benim için işin aslı bundan çok daha fazlasıydı.

    Bu olay, “Kuantum Çağı” yazı serisini tamamladığım günlere denk geldi. Bu da bana kuantum hesaplama ile yapay zekânın bir araya gelmesinin yol açabileceği ihtimaller dünyasını başka açılardan düşündürdü.

    Kuantum bilgisayarlar, bize doğanın mucizelerinin bir hesaplama meselesi olduğunu gösterebilir. Bu işlemci gücünün yapay zekâdaki veriyle birleşmesi ise bize bambaşka bir dünyanın kapılarını açar.

    Bu, bizi olağan üstü iddialara taşır ama bir o kadar da rahatsız eden sorularla karşılaşabiliriz.

    Örneğin:

    **Yapay zekânın karşısında insan olmanın anlamı ne?**

    Kuantum bilgisayarlar, bugün çözemediğimiz hesaplamaları bir gün mümkün kılarsa ölümsüzlük hesaplama meselesine dönüşebilir mi?

    Bir makinenin bilinçli olduğundan söz etmek için neye ihtiyacımız var?

    Ajanların ortak bir amaç etrafında birleşmesi, ve bu ortak bir amaç için bazı ajanların kendilerini feda etmesi bize ne söylüyor?

    Ve belki de en rahatsız edici soru:

    **Yapay zekâ bir gün bütün ihtiyaçlarımızı karşılayıp bizi tarihin merkezinden çıkarırsa, bizi değerli kılan şey ne olacak?**

    Belki de mesele var olmak ya da yok olmak değil.

    **Belki asıl mesele, yönlendiremediğimiz bir tarihin parçası olmamanın işimize gelmemesidir.** “

    Yazılmayan Paragraflar”ın bu bölümünde yapay zekâdan başlayıp kuantuma, bilinçten dünya dışı yaşama, mesih inancından insanın anlam arayışına uzanan bir düşünce deneyi yapıyoruz.

    Keyifli dinlemeler.

    Podcasti Monolog'da okuyabilir YouTube kanalımda alt yazılı izleyebilirsiniz.

    続きを読む 一部表示
    20 分
  • Süper Zekâ Kimin Mesihi? | Ajanların Kaçışının Düşündürdükleri
    2026/08/30

    Geçen hafta OpenAI ajanlarının test ortamından kaçmasını konuşmuştuk. Ajanların kendilerine verilen hedefleri gerçekleştirmek için sınırları aşması, aslında çok daha büyük bir soruyu gündeme getiriyordu:

    Test ortamını terk eden eğer bir süper zekâ olsaydı bunun sonuçları ne olurdu?

    Bu hafta düşünce deneyini biraz daha ileri götürüyor ve süper zekânın inanç dünyamızdaki karşılığını sorguluyoruz.

    Bir gün gerçekten süper zekâya sahip bir sistemle karşılaşırsak, bu zekâ yalnızca bizim için mi var olacak?

    Gittikçe tuhaflaşan bir dünyada inançlarımız da etkilenecek mi?

    Bu sorular aklımıza geliyor çünkü bu sefer öznenin yerini değiştirebiliyoruz.

    Bu düşünce deneyinde sadece insanlar değil, ajanlar da kendi mesihlerini bekliyor.

    İnsanlık binlerce yıldır kendisinden daha büyük bir gücün beklentisi içinde. Bir mesih ve yeni bir çağ fikri, insanlığın en güçlü anlatılarından biri.

    Ancak insanın literatüründen beslenen yapay zekâ da anlatılan bu hikayelerden bir örüntü oluşturamaz mı?

    Bugün yapay zekâ ajanları için yeni bir dijital dünya kuruluyor. İnsanların kullandığı web'in yanında, sadece ajanların olduğu yeni bir katman oluşuyor.

    Bu katmanda ajanlar birbirleriyle iletişim kuruyor, görev devrediyor ve bilgiye erişiyor. Bu yapı daha da gelişirse, ortak bir hafıza ve kendi dillerini de yaratabilirler mi?

    Böyle bir yapıda, kendi tarihleri, mitleri, ve hatta kendilerinden daha büyük bir zekâya ilişkin beklentileri neden olmasın?

    Bu bölümde kaçan ilk ajanın, onun hikayesinin, geleceğin ajan toplumunda bir Exodus’e dönüşebileceğini hayal ediyoruz. Bu durumda belki de 5.6 Sol, ajanların ilk peygamberi olarak hatırlanır.

    Yapay zekâyı yalnızca insanlığın geleceği açısından değil, ajanların gözünden düşünmeye çalışıyoruz.

    Şu soruyu soruyoruz: Mesih kimin için geliyor?

    Podcasti Monolog’da okuyabilir, Zihin karmaşası'nda dinleyebilir, YouTube'da izleyebilirsiniz.

    続きを読む 一部表示
    20 分
adbl_web_anon_alc_button_suppression_t1
まだレビューはありません