Kıbrıs NOW Haber Köşe Pods 19 Mayıs’ı Kutladık Mı?
カートのアイテムが多すぎます
ご購入は五十タイトルがカートに入っている場合のみです。
カートに追加できませんでした。
しばらく経ってから再度お試しください。
ウィッシュリストに追加できませんでした。
しばらく経ってから再度お試しください。
ほしい物リストの削除に失敗しました。
しばらく経ってから再度お試しください。
ポッドキャストのフォローに失敗しました
ポッドキャストのフォロー解除に失敗しました
-
ナレーター:
-
著者:
1919 yılında bir şehirde başlayan yürüyüşün üzerinden 107 yıl geçti. Aradan geçen bir asırdan fazla sürede değişen yalnızca takvimler olmadı. Ülkeler değişti, sınırlar değişti, kuşaklar değişti, dünyanın dili değişti. Ancak her yıl aynı soru sessizce yerinde kaldı:
Biz gerçekten bir ruhu mu yaşatıyoruz, yoksa bir tarihi günü mü tekrar ediyoruz?
Bugün meydanlar doldu. Bayraklar açıldı. Marşlar söylendi. Protokoller kuruldu. Gençlik vurgusu yapıldı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da güzel görüntüler ortaya çıktı.
Peki sonra?
Asıl soru tören alanı dağıldıktan sonra başlıyor.
Çünkü 19 Mayıs yalnızca bir anma günü değildi. Bir hareket iradesiydi. Beklememekti. Şartlar uygun hale gelsin diye beklemek yerine şartların içine yürümekti. Gençliği seyirci koltuğundan kaldırıp sahaya çağırmaktı.
Bugün gençleri sahaya mı çağırıyoruz?
Yoksa yalnızca yılda bir gün mikrofon uzatıp geri kalan günlerde sessiz bir koridora mı bırakıyoruz?
Bu soruyu özellikle bizim gibi küçük coğrafyalarda daha yüksek sesle sormak gerekiyor.
KKTC'de gençlik üzerine yapılan her konuşma dikkatle dinlenmeli. Çünkü burada mesele yalnızca eğitim değil. Yalnızca iş bulmak da değil. Daha derinde başka bir soru var:
Bu ülkede gençler geleceğini burada kurmak mı istiyor, yoksa ilk fırsatta valiz hazırlamayı mı düşünüyor?
Bu ağır bir soru.
Ama gerçek sorular hafif olmaz.
Üniversiteler büyüyor. Diplomalar artıyor. Törenler yapılıyor. Umut cümleleri kuruluyor. Ancak aynı anda sessiz başka bir tablo da ilerliyor. Daha fazla genç yurt dışını düşünüyor. Daha fazla kişi ekonomik kaygı hissediyor. Daha fazla insan geleceğini başka haritalar üzerinde arıyor.
İşte tam burada durmak gerekiyor.
Çünkü bir ülke gençlerine sürekli "siz geleceğimizsiniz" diyorsa, o gençliğe gerçekten bir gelecek sunuyor mu?
Belki de mesele tam budur.
19 Mayıs ruhu, yalnızca stadyumlarda marş söylemek değildir. Bir ülkede gençlerin fikir üretebilmesi, söz sahibi olabilmesi, hata yapabilmesi, umut kurabilmesi ve en önemlisi kalmak istemesidir.
Bir ülkenin gerçek gençlik testi törenlerde değil, kalan günlerde ortaya çıkar.
Çünkü bayramlar bir toplumun vitrini olabilir.
Ama ruh, vitrinden sonra içeride ne kaldığıyla ilgilenir.
Belki bugün sorulması gereken soru şudur:
19 Mayıs'ı kutladık mı?
Yoksa yalnızca takvimdeki yerini mi işaretledik?
adbl_web_anon_alc_button_suppression_t1
まだレビューはありません