『Overcoming Stage Fright: A Talent Show Triumph』のカバーアート

Overcoming Stage Fright: A Talent Show Triumph

Overcoming Stage Fright: A Talent Show Triumph

無料で聴く

ポッドキャストの詳細を見る

このコンテンツについて

Fluent Fiction - Turkish: Overcoming Stage Fright: A Talent Show Triumph Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:fluentfiction.com/tr/episode/2026-01-14-23-34-02-tr Story Transcript:Tr: Emirhan güneşli bir kış sabahında uyandı.En: Emirhan woke up on a sunny winter morning.Tr: Pencereden dışarı bakınca, karla kaplı bahçeyi gördü.En: When he looked outside through the window, he saw the garden covered in snow.Tr: Bugün önemli bir gündü.En: Today was an important day.Tr: Gated community'nin içinde bir okul yetenek gösterisi düzenlenecekti.En: A school talent show was going to be held within the gated community.Tr: Emirhan, bu etkinliğin lideriydi.En: Emirhan was the leader of this event.Tr: Herkes ondan iyi bir gösteri bekliyordu ve Emirhan onların beklentisini karşılamak istiyordu.En: Everyone expected a good show from him, and Emirhan wanted to meet their expectations.Tr: Ancak, içinde derin bir endişe vardı: sahne korkusu.En: However, he had a deep anxiety inside: stage fright.Tr: Emirhan okula vardığında, Leyla ve Zehra çoktan prova yapıyordu.En: When Emirhan arrived at school, Leyla and Zehra were already rehearsing.Tr: Leyla'nın sesi hafif bir melodi gibi odayı dolduruyordu.En: Leyla's voice filled the room like a gentle melody.Tr: Zehra piyanosuyla ona eşlik ediyordu.En: Zehra accompanied her on the piano.Tr: Zehra, yeni bir öğrenci olduğundan, Emirhan onun uyum sağlayıp sağlamayacağını merak ediyordu.En: Since Zehra was a new student, Emirhan wondered whether she would be able to adapt.Tr: Ancak, her seferinde Zehra'nın parmakları tuşlar üzerinde gezindiğinde, Emirhan'ın içindeki şüphe inceliyor ve naif bir melodiye dönüşüyordu.En: However, each time Zehra's fingers glided across the keys, Emirhan's doubts melted away and turned into a delicate melody.Tr: Emirhan, Leyla ve Zehra'yı bu yetenek gösterisi için bir araya getirme kararı almıştı.En: Emirhan had decided to bring Leyla and Zehra together for this talent show.Tr: Leyla'nın sesi ve Zehra'nın piyano becerileri birleşince, ortaya muazzam bir performans çıkabilirdi.En: Combining Leyla's voice and Zehra's piano skills could result in an amazing performance.Tr: Fakat Emirhan için daha büyük bir sınav kendi şiiriydi.En: However, a bigger challenge for Emirhan was his own poem.Tr: İlk kez sahnede kendi yazdığı bir şiiri okuyacaktı.En: For the first time, he would read a poem he had written himself on stage.Tr: Olası bir başarısızlıktan korkuyordu.En: He was afraid of a possible failure.Tr: Gösteri saatine yaklaşıyordu.En: The time for the show was approaching.Tr: Herkes toplandı, yerlerine oturdu.En: Everyone gathered and took their seats.Tr: Heyecan doruktaydı.En: Excitement was at its peak.Tr: Emirhan sahneye çıkarken ışıklar aniden gitti.En: As Emirhan stepped onto the stage, the lights suddenly went out.Tr: Salonda bir uğultu başladı.En: A murmur started in the hall.Tr: Emirhan paniklemek üzereydi.En: Emirhan was about to panic.Tr: Sonra, derin bir nefes aldı.En: Then, he took a deep breath.Tr: Kendine güvenmek zorundaydı.En: He had to trust himself.Tr: Leyla ve Zehra'ya dönüp, “Elektrik olmadan da harika bir şey yapabiliriz,” dedi.En: Turning to Leyla and Zehra, he said, “We can create something wonderful even without electricity.”Tr: Zehra piyanonun başına geçti, Leyla ise yanına oturdu.En: Zehra took her place at the piano, and Leyla sat next to her.Tr: Leyla'nın melodik sesi piyanonun akustik sesiyle birleşince, salon bir anda sessizleşti.En: As Leyla's melodic voice combined with the acoustic sound of the piano, the hall suddenly went quiet.Tr: İnsanlar bu samimi performansa hayran kaldı.En: People were captivated by this sincere performance.Tr: Son olarak Emirhan, karanlıkta bir mum alıp ortalığa ilerledi.En: Finally, Emirhan took a candle in the darkness and stepped forward to the stage.Tr: Sadece mum ışığında sahneye çıkıp şiirini okumaya başladı.En: In the candlelight, he began to read his poem.Tr: Sesinde kararlı bir ton vardı.En: There was a decisive tone in his voice.Tr: Salondaki herkes sessizce onu dinledi.En: Everyone in the hall listened to him in silence.Tr: Şiiri sona erdiğinde, büyük bir alkış koptu.En: When his poem concluded, a great applause erupted.Tr: Emirhan kendini, bir güç ve cesaret dalgası içinde hissetti.En: Emirhan felt a wave of strength and courage within himself.Tr: O an, sahnede kendi gibi olmanın ne kadar önemli olduğunu anladı.En: At that moment, he understood how important it was to be himself on stage.Tr: Leyla ve Zehra ile olan bağı daha da güçlendi.En: His bond with Leyla and Zehra strengthened even more.Tr: Artık sahne korkusu onu eskisi kadar etkilemeyecekti.En: Stage fright would no longer affect him as much as it used to.Tr: İşbirliği ve dostlukla, her engelin üstesinden gelebileceğini gördü.En: With collaboration ...
まだレビューはありません