『Emir's Brave Quest: Finding Friendship Among Flowers』のカバーアート

Emir's Brave Quest: Finding Friendship Among Flowers

Emir's Brave Quest: Finding Friendship Among Flowers

無料で聴く

ポッドキャストの詳細を見る

このコンテンツについて

Fluent Fiction - Turkish: Emir's Brave Quest: Finding Friendship Among Flowers Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:fluentfiction.com/tr/episode/2025-11-29-08-38-20-tr Story Transcript:Tr: Gökyüzünde güneş parlıyor, yapraklar yerde hışırdıyor ve Emir merakla etrafına bakıyordu.En: The sun was shining in the sky, the leaves were rustling on the ground, and Emir was looking around curiously.Tr: Bugün okuluyla birlikte Kapadokya yakınlarındaki bir çiçek çiftliğini ziyaret ediyorlardı.En: Today, he and his school were visiting a flower farm near Cappadocia.Tr: Sonbaharın serin havası yüzünü okşarken, Emir'in aklında tek bir düşünce vardı: "Arkadaşlarımı etkilemeliyim."En: As the cool autumn air caressed his face, Emir had one thought in his mind: "I must impress my friends."Tr: Çiftlik, birçok farklı ve renkli çiçekle doluydu.En: The farm was filled with many different and colorful flowers.Tr: Kırmızı güller, sarı papatyalar, mor lavantalar her yerdeydi.En: Red roses, yellow daisies, and purple lavenders were everywhere.Tr: Ancak Emir, farklı bir şey arıyordu.En: However, Emir was looking for something different.Tr: "Benzersiz bir çiçek bulmalıyım," diye düşündü.En: "I must find a unique flower," he thought.Tr: Belki de bu tür bir çiçek, onun sınıf arkadaşlarının ilgisini çekerdi.En: Perhaps this kind of flower would attract his classmates' interest.Tr: Emir, diğer çocuklarla dolaşmaya başladı.En: Emir started walking around with the other children.Tr: Ancak içindeki merak, diğerlerinden farklı bir yöne gitmesini sağladı.En: But his curiosity led him in a different direction than the others.Tr: Kalabalığın dikkatinden kaçmak ve kendi yolunu bulmak istiyordu.En: He wanted to escape the crowd's attention and find his own path.Tr: Kenarda kalan bir patikaya doğru ilerledi.En: He headed towards a path that was off to the side.Tr: Onu takip eden arkadaşlarından Leyla, "Emir, nereye gidiyorsun?" diye seslendi.En: His friend Leyla called out, "Where are you going, Emir?"Tr: Emir kararlıydı.En: Emir was determined.Tr: "Hiç merak etme Leyla," dedi.En: "Don't worry, Leyla," he said.Tr: "Sadece etrafa bakacağım."En: "I'm just going to look around."Tr: Sınıf arkadaşlarından uzaklaşarak, kimsenin gitmediği, keşfedilmemiş bir köşeye yöneldi.En: Moving away from his classmates, he headed towards an unexplored corner where no one else had gone.Tr: Bu arada öğretmenleri Kemal Bey, öğrencilerini gözden kaybetmemeye çalışıyordu.En: Meanwhile, their teacher Mr. Kemal was trying not to lose sight of his students.Tr: "Herkes bir arada kalmalı," diye hatırlattı.En: "Everyone should stay together," he reminded.Tr: Ancak Emir, arka planda kaybolmuştu bile.En: However, Emir was already disappearing into the background.Tr: Çiftliğin uzak köşesindeki patikada, etrafta kimse yoktu.En: On the path in the far corner of the farm, there was no one around.Tr: Emir, burada büyüleyici bir şey bulmayı umuyordu.En: Emir hoped to find something fascinating here.Tr: Ve sonunda o an geldi.En: And finally, the moment came.Tr: Karşısında, daha önce hiç görmediği bir grup çiçek vardı.En: In front of him was a group of flowers he had never seen before.Tr: Parıl parıl parlıyordu ve her biri farklı bir renkteydi.En: They were shimmering brightly, with each one a different color.Tr: Tam o anda çiftliğin sahibi ortaya çıktı.En: At that moment, the farm owner appeared.Tr: "Burada ne yapıyorsun, küçük adam?" dedi çiftlik sahibi gülümseyerek.En: "What are you doing here, young man?" the farm owner asked with a smile.Tr: Emir utangaçça durakladı ama sonunda dürüstçe cevap verdi.En: Emir hesitated shyly but eventually answered honestly.Tr: "Arkadaşlarımı etkilemek istiyorum.En: "I want to impress my friends.Tr: Özgün bir çiçek arıyordum."En: I was looking for a unique flower."Tr: Çiftlik sahibi Emir'in cesaretini takdir etti.En: The farm owner appreciated Emir's courage.Tr: "Merakın çok değerli," dedi.En: "Your curiosity is very valuable," he said.Tr: "Arkadaşlarına göstermek istediğin bu olsun."En: "Let this be what you want to show your friends."Tr: Bunun üzerine çiftlik sahibi, Emir ve arkadaşlarına özel bir çiftlik turu yapmayı teklif etti.En: With that, the farm owner offered to give Emir and his friends a special tour of the farm.Tr: Dönüş yolunda Emir, gösterdiği cesaretle arkadaşlarının ilgisini çekmişti.En: On the way back, Emir had captured his friends' attention with his bravery.Tr: Leyla ve diğerleri yanında, onun etrafında toplanmıştı.En: Leyla and the others gathered around him.Tr: "Gerçekten harika bir çiçek buldun!" dediler.En: "You really found an amazing flower!" they said.Tr: O günden sonra Emir, kendine daha fazla güvenmeye başladı.En: After that day, Emir started to feel more confident.Tr: Arkadaşları onun yanında daha...
まだレビューはありません